Bitlis’te hür adayın tanıtımı miting havasında yapıldı :Bitlis Seçim | 2011-2017 | Bitlis'te Seçimin Nabzı Bu Sitede Atıyor

Bitlis’te hür adayın tanıtımı miting havasında yapıldı

hurcengiz1HÜDA PAR’ın desteklediği Bitlis Bağımsız Milletvekili Adayı Cengiz Karakaya için düzenlenen aday tanıtım programı Miting havasında yapıldı.

BİTLİS-HÜDA PAR’ın desteklediği Bitlis Bağımsız Milletvekili Adayı Cengiz Karakaya için aday tanıtım programı düzenlendi. Rahva mevkiinde oluşturulan yüzlerce araç konvoyuyla şehir turu atıldıktan sonra büyük bir coşkuyla programın yapılacağı Mutki miting alanında toplanıldı.

Halkın büyük teveccüh gösterdiği aday tanıtım programı bölge âlimlerinden ve İTTİHAD üyesi Emrullah Uysalın okuduğu Kur’an- Kerim tilavetiyle başladı. Programda kısa bir konuşma yapan HÜDA PAR’ın Ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hasan Aşkın, kendi aday profillerinde dürüstlüğü temel ilke olarak belirlediklerini söyledi.

Müslümanlar siyasette ve yönetimde söz sahibi olmalı”

Müslüman’ın siyasette ve yönetimde söz sahibi olması gerektiğini, parti olarak destekledikleri adayın halk tarafından dürüstlüğüne Şüphe edilmediğini belirten Aşkın, “Her kesin seveni var sevmeyeni var bu sünetullahtır. Allah Resulü nasıl ki düşmanları tarafından güvenilir, doğru ve dürüst olarak ilan edildiyse, hakeza parti olarak desteklediğimiz Cengiz kardeşimizde seven ve sevmeyen herkes tarafından sevildiğini, dürüstlüğüne şüphe götürmediği aşikardır.

Cengiz kardeşimizi içimizden içinizden biri olarak, Bitlisli olup da metropol şehirlerde yaşayıp Bitlisin soğuğunu teneffüs etmemiş, Bitlisin çamurlu yollarını gezmemiş, Bitlisin açsızlığını, yoksulsuzluğunu ve işsizliğini görmemiş, bir aday çıkarmadık ve desteklemedik. Hamdolsun çıkardığımız adayla alnımız açık başımız diktir. Destek verdiğiniz zaman bu kardeşimiz bizi mahcup etmeyecektir.

Müslüman siyasette söz sahibi olacak. Yönetimde söz sahibi olacak. Çünkü mecliste sözümüz olacak ki Bitlis’teki kardeşlerimizin sesi olsun. Bitlis’teki kardeşlerimizin derdine derman olsun. Orada meclisin dehlizlerinde kendi şahsi yandaşlarının, akrabalarının, eş ve dostlarının işinin peşinde koşmasın.” Diyerek destekledikleri aday için halktan destek istedi.

Herkes kendisini mecliste temsil edebilmeli”

Kürtçe, Türkçe ve Zazaca halkı selamlayan HÜDA PAR’ın desteklediği Bitlis Bağımsız Milletvekili Adayı Cengiz Karakaya, seçime parti olarak girmek istediklerini fakat adalette temsiliyetin önünde büyük bir engel olan yüzde 10’luk baraj nedeniyle bağımsız hür adaylar olarak seçime girdiklerini belirtti.

Karakaya, yüzde 10’luk baraj dayatmasını eleştirerek, “Maalesef 1982 darbe anayasasıyla aramıza giren, bizi ayrıştıran, bölüştüren ve ötekileştiren bir maddedir. İstiyoruz ki her kes kendisini mecliste temsil edebilsin. Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Ermenisiyle Ezidisiyle, Suryanisiyle herkes kendisini temsil edebilsin. Seçim barajı, üç aydır Türkiye’nin gündemini işgal ediyor. Baraj sorunuyla kalkıp oturuyoruz. Acaba baraj geçilecek mi? Geçilmeyecek mi? Geçilirse ne olur? Geçilmezse ne olur? İnşallah kazanıp oraya gidersek ve yeni bir anayasa yapılırsa ki yapılması lazım bu sorunun ortadan kalkması için elimizden gelen her şeyi yapacağız.” Dedi.

Her iki partide halka karşı samimi Eğiller”

HDP ve AK Parti politikalarının halkı aldatmaya yönelik olduğunu eleştiren Karakaya, şunları söyledi: “Adaylar açıklandıktan ve siyasi partilerin seçim beyannamelerini açıkladıktan sonra ne kadar doğru bir karar verdiğimiz ortaya çıktı. İktidar partisinin bir milletvekili Bitlis’e gelirken kendisine sorulan soruya karşın, Bitlisin büyük bir hava limanına sahip olması lazım gerektiği cevabını vermiş. Herkesin hava alanı var maalesef bizim hava alanımız yokmuş. Burada anlaşılıyor ki bunların hizmet diye bir niyetleri yoktur. Buraya boş gelmişler.

Birileri demiş ki birkaç oy fazla alalım diye bunu aday gösterelim. Hatırlayın 30 Mart yerel seçimlerinde o günün başbakanı ve bugünün Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan burada yaptığı miting de, kendisine hava alanıyla ilgili yöneltilen bir soruya ‘Gerekmez Muş havaalanı yanı başınızda bir saate gidersiniz. Hele birazda arabayı hızlı sürseniz 45 dakikada gidersiniz’ demişti. Soruyoruz buraya gelen milletvekillerine bunu bilmiyorlar mı? Kendilerine dönemin başbakanının, aday oldukları partinin Genel Başkanının böyle söylediğini kendilerine söylenmemiş midir?

Diğer bir siyasi partinin genel Başkanı seçim beyannamesinde yaptığı açıklamada, iktidar olmaları halinde asgari ücreti bin 800 TL yapacağız diyor. Şimdi kendilerine de soruyoruz şuan elinizde 3’ü büyükşehir olmak üzere 100’e yakın belediye var. Bu belediyelerde asgari ücretle çalışan işçi kardeşlerimizin maaşlarını bin 800 TL’ye çıkarın kendinizi şimdiden gösterin ki, biz size inanalım. Birkaç oy için bu halkı kandırmayın. Bu halkın umutlarını tüketmeyin.

Ayağı yere basan 4 temel maddeyi önceliyoruz”

Yıllardır bu vadinin içinde yaşayan mazlum halk, vefa örneğini göstererek olur ki bir hizmet yaparlar diye hep sizi destekleyerek meclise gönderdi. Vefasızlık yapmayın. Allah’tan korkun boş vaatlerle gelmeyin. Onlara sorun 13 yıldır Ankara’dasınız ne yaptınız. Bacası tüten bir sigara fabrikası vardı onu kapatınız. Yolun haline bakın. Tarihi eserlerimizin haline bakın. Yüzlerce tarihi evimiz yıkılarak esrar ve madde bağımlıların yuvası halin gelmiş. Kendilerine sorun; Bir bakanın hediye olarak taktığı saat 700 bin dolar. Peki, bunun karşılığından ne alınmıştır. Bunun Türkçesi 2 bin 200 kişinin aylık asgari ücretine denk geliyor.”

Karakaya, seçim vaadi olarak ayağı yere basan 4 temel maddeyi öncelediklerini ifade ederek, “Türkiye için yapacaklarımız; yeni oluşturulacak anayasada etnik vurgu kesinlikle ortadan kalsın diyeceğiz. Yargı önünde eşit adalet istiyoruz. Gelir dağılımında adalet. Bölgemize pozitif ayrımcılığın yapılmasını isteyeceğiz. En azında Kürdistan’da üretilen petrol ve elektriğin daha ucuz bir fiyata verilmesi. Kutsal devlet anlayışından vazgeçilsin diyeceğiz. Devletin kutsalı olmaz. Milletin kutsalı olur. Halk devlet için değil, devlet halk için var olmalıdır.

Bizler İslami muhalefet için zinanın yeniden suç sayılması için çalışacağız. Yolsuzluk ve rüşvetin önüne geçilmesini sağlayacağız. Bin 150 odalı saraya ne gerek var diyeceğiz. Fakat bunları yaparken vurarak, kırarak, tehditle, silahla değil. Bizler Müslümansız yapıcı olacağız yıkıcı değil, kolaylaştırıcı olacağız zorlaştırıcı olmayacağız. Mecliste cumhuriyetin açılışında ki ilk gün olduğu gibi salavatlarla, tehlillerle, tekbirlerle bir meclis göreceksiniz.

Kürdistan için ise, kesinlikle Kürtçe ikinci resmi dil olmalıdır diyeceğiz. 1982 darbe anayasasında yer alan Türkiye sınırları içinde vatandaşlık bağıyla bir birine bağlı olan herkes Türk’tür ibaresini kabul etmeyeceğiz ve kaldırılması için çalışacağız. Kürdistan sınırları sembolik hale gelsin diyeceğiz. Bir Türk kardeşimiz nasıl kimliğini göstererek Kıbrıs’a gidebiliyorsa bir Kürt kardeşimizde kimliğini gösterterek güney Kürdistan’a, İran Kürdistan’ına Suriye Kürdistan’ına gidebilsin diyeceğiz.”ifadesini kullandı.

Yasin Börü’yü katleden zihniyet Kürtler arasına nifak sokuyor”

Kobani bahanesi üzerinde partilerine yönelik kamuoyu da oluşturulan iftira kampanyalarına, 6-8 Ekim’de vahşice yapılan katliamlara vurgu yapan Karakaya, “Kobani olaylarını özellikle vurgulamak isterim. Çünkü gittiğimiz her yerde istinasız karşılaştığımız bir sözdür bu. Burada herkesi şahit tutarak şunu söylüyorum, kobani olaylarıyla, IŞİD veya DAİŞ ile bu oluşumun bu partinin hiçbir ilgi ve alakası yoktur. Buna eminim ki, Kürdistan’da tek bir IŞİD mensubu insan yoktur. Ama Emperyalist ülkelerin bizi parçala, böl, yönet tertibi ve düzeni vardır.

Kobani olayları bahane edilerek Diyarbakır’da kardeşlerimiz şehit oldu. Bizi IŞİD ile ilişkilendirenler, talimatı Amerika başta olmak üzere emperyalist ülkelerden alıyorlar. Her sakalıyı her çarşaflıyı IŞİD olarak görmek, Kürtlerin arasına sokulmuş en büyük nifaktır. Vahşice katledilen Cumali kardeşimizin cebinde 20 tane Kürt olan Suriyeli mağdur ailenin listesi çıktı. Onlara kurban etini dağıtacaktı. 16 yaşında ki Yasin kardeşimizin elinde kurban eti poşeti vardı. Onu vahşice sığındığı evde katlettiler. Yetmez balkonun üçüncü katından attılar. Bu da yetmez Hıristiyan Budistler gibi benzin döküp yaktılar. kinini alamayan kindarlar, araçla bedenlerinin üzerinden geçtiler, başını taşla ezdiler vahşice. İşte emperyalistlerin içimize soktuğu nifakın neticesi budur.

Eğer bizi ilada bir yere bağlamak istiyorlarsa, Bizler, Muhammediyiz”

Hala bunu yapmaya çalışıyorlar. Kana doymamışlar vampir gibidirler bu vahşiler. Eğer bizi ilada bir yere bağlamak istiyorlarsa, biz safa tepesinde Resullahın haykırışına karşı Lebeyk diyen muhacirleriz. Bizler, Resullahın en zor gününde yurdumuza gel biz seni anamızı, babamızı, evladımızı koruduğumuz gibi koruyacağız diyen Ensarız. Bizler şeyh Şahabettin’in müritleriz. Bizler, seyit Ali’nin müritleriyiz. Bizler, Norşinli hazretin müritleriyiz. Bizler, şeyh Seid’i pehlevinin askerleriyiz. Bizler, Muhammediyiz.” Şeklinde konuştu. Son olarak Karakaya, yerelde yıllardır görmemezlikten gelinen ve ötelendirilen Bitlisin sorunlarının çözümü için mücadele edeceklerini kaydetti. (Şükrü Tontaş-İLKHA)

İlgili Terimler :

Facebook Like Box provided by plumber orange county